Diderot / Ukray | Aykiri Düsünceler | E-Book | www.sack.de
E-Book

E-Book, Turkish, 66 Seiten

Diderot / Ukray Aykiri Düsünceler


1. Auflage 2018
ISBN: 978-605-2259-56-6
Verlag: eKitap Projesi
Format: EPUB
Kopierschutz: 0 - No protection

E-Book, Turkish, 66 Seiten

ISBN: 978-605-2259-56-6
Verlag: eKitap Projesi
Format: EPUB
Kopierschutz: 0 - No protection



Diderot, tanrisal, dinsel inancin yerine akli geçiren adamdir, onun savasimi buydu ve bütün kör inançlari silip süpüren bu akil, görünen dünyayi, dogayi, felsefenin, sanatin, sag törenin temel ilkesi durumuna getirdi. Diderot'un yaygin çalisma alanini olusturan ilkedir bu. Maddeci ve gerekirci bir filozoftu. tanriya inanan kisinin filozof olmayacagini söyledi. 'Körler üstüne mektup'taki kör, kendini tanriya inandirmaya çalisan misyonere 'bunun için tanriya parmagimla dokunmam gerekir' der. Diderot, bu yüzden hapse girdi. 'D'alembert'in düsü'nde, madde tanrinin yerini almistir artik. Madde devinim ve duyarlilikla donatilmistir. Bilim gerekirciligin kanitidir. Bütün varliklar özçe birdir ve bir geçis, degisim, olusum süreci içinde bulunurlar. Öyle ise sag törenin temeli doga olacaktir. Dogasi geregi insan iyidir, hristiyan sagtoresinin sandigi gibi dogustan günahkar degil ve iyilikler de, kötülükler de, düzenin, kosullarin, egitimin ürünüdür. Insan, bu gerekircilik anlayisi içinde, özgür olamayacagi için, suçlu da bulunamaz. bu üslama sonucu olarak sanat, dogayi örnek almalidir. roman, resim, oyun gerçekçi olmalidir. Diderot, bunlari söylemekle kalmamis, romanlari ve oyunlari ile örneklendirmistir de ve çaginin sanatçilarini bu açidan degerlendirmistir.
Diderot, büyük savasimi ve essiz çabasi ile insanligin bastacidir bugün de ve onu böylesine unutulmaz kilan islerinin basinda ise elbet 'ansiklopedi' gelir. 'Ansiklopedi', yunanca enkyklios paidela'dan yapilmistir ve bütün bilimleri içine alan ögretim anlamina gelir. sözcügü bulan rabelais'dir (1532). Diderot ile d'alembert'in ansiklopedisine temel olan yapit, ingiliz chambers'in cyelopaedia'si idi; fakat diderot'nun etkisi ile ansiklopedi, bir çeviri yapit olmaktan çikip, gizemcilige karsi bilimin savas alani durumunu aldi. Bu yüzden de gerici çevrelerin karsi koymasini sonuçladi. diderot, yasami boyunca çalisti 'ansiklopedi' için, birçok maddeyi kendisi yazdi. bu ugurda yepyeni arastirmalara giristi, teknik degismekte oldugu için ortaya yeni araç-gereçler çikmakta idi, bunlari tanidi, adlandirdi, tanitti ve fransa'yi aydinlanma çagi'nin avrupa'da gözbebegi durumuna getirdi. Ancak unutmamali ki, bir ansiklopedi ortaya çikaran her ülkeyi aydinlanma çagi'ni algilamis sayamayiz. çogu ülkede bu tür yapitlar, genisletilmis sözlükler olmaktan ileri gidememistir. diderot'nun ansiklopedisi, toplu bilgi vermekten çok, dinsel inançlara karsi bilimlerin ögretimini üstlenmisti, demek yansiz degildi, metafizikle ve skolastikle çarpisiyordu..


Diderot / Ukray Aykiri Düsünceler jetzt bestellen!

Weitere Infos & Material


OYUNCULUK ÜZERINE AYKIRI DÜSÜNCELER


BU ESER BOYUNCA IKI KISI KONUSMAKTADIR.

BIRINCI

- Artik ondan söz etmeyelim.

IKINCI

- Neden?

BIRINCI

- Dostunuzun yapitidir da (1) ondan.

IKINCI

- Ne önemi var?

BIRINCI

- Çok. Kendinizi ya onun yetenegini ya benim begenmemi küçük görmek; ya ona ya da bana beslediginiz inanci yitirmek siklarindan birini seçmeye ne diye zorlayacaksiniz?

IKINCI

- Böyle sey olmaz; olsa bile, her ikinizle daha önemli artamlara (meziyetlere) dayanan dostluguma bundan zarar gelmez.

BIRINCI

- Belki.

IKINCI

- Buna eminim. Su anda kime benziyorsunuz, biliyor musunuz? Oyunlarindan birinin ilk oynanisina gitmesin diye sevdigi kadinin ayaklarina kapanarak yalvaran tanidik bir yazara.

BIRINCI

- Sizin yazar alçakgönüllü ve önlemli (tedbirli) alan bir adammis.

IKINCI

- Kendisi için beslenen sevgi, yazinsal degeri için verilecek yarginin etkisinde kalir diye korkuyordu.

BIRINCI

- Bu olabilir.

IKINCI

- Halkin gözünden düsmekle biraz da sevgilisinin gözünden düsmekten korkuyordu.

BIRINCI

- Kendisine gösterilen saygi azalirsa, sevgi de azalir diye, öyle mi? Bu size tuhaf mi geliyor?

IKINCI - Kisacasi, böyle düsünüldü; loca kiralandi ve yazar en büyük basarisini kazandi. Bilemezsiniz nasil da kucaklandi, kutlandi, oksandi.

BIRINCI

- Halk, oyununu islikla karsilasaydi, daha çok kucaklanir, kutlanir ve oksanirdi.

IKINCI

- Elbette.

BIRINCI

- Ama yine de düsüncemi degistirmiyorum.

IKINCI

- Öyle olsun, ben raziyim. Ama unutmayin ki, ben kadin degilim ve bu konudaki düsüncenizi lütfen açiklamaniz gerekiyor.

BIRINCI

- Gerekli mi bu?

IKINCI

- Evet, gerekli.

BIRINCI

- Düsüncemin kiligini degistirmektense, susmak, benim için daha kolay olacak.

IKINCI

- Ben de öyle sanirim.

BIRINCI

- Öyleyse sert davranacagim.

IKINCI

- Dostumun da sizden istedigi bu.

BIRINCI

- Peki, düsüncemi söylemem gerekiyorsa... Dostunuzun özentili, dügümlü, bogumlu ve sisirme bir biçemle kaleme alinmis olan yapiti, herkesin bildigi düsüncelerle dolu. Bu kitabi okuduktan sonra ne büyük bir oyuncu daha yüksek bir düzeye ulasir; ne de kötü bir oyuncu, oldugundan daha iyi olur. Insana kisiliginin artamlarini; yüzünü, sesini, düsünme yöntemini ve inceligi, yaratilisi verir. Yaratilistan gelen artamlarini daha da yetkinlestirecek olan da, büyük örnekleri incelemek, insan ruhunu bilmek, görgü, sürekli çalisma, deneyim ve tiyatro aliskanligidir. Öykünmeci oyuncu, her seyi söyle böyle basaracak bir dereceye gelebilir; ama oyununun ne övgüye, ne de yergiye deger bir yani olur.

IKINCI

- Ya da her seyi elestirilebilir.

BIRINCI

- Öyle olsun. Yalnizca dogustan getirdikleriyle kalan oyuncu, çogu kez çok kötü, kimi zaman da pek iyidir. Hangi bakimdan olursa olsun, sasmaz bir orta hallilikten sakinin. Kendisine ne denli sert davransa da, meslege yeni baslayan birinin, gelecekteki basarilari önceden sezilebilir. Yuhalar, ancak yeteneksizleri öldürür. Sahnede hiçbir sey dogada oldugu gibi olmaz ve dizeli (manzum) tiyatro yapitlarinin tümü, belirli bir esasa göre yazilmistir; nasil olur da sanatsiz bir doga büyük bir oyuncu yetistirebilir? En açik ve en yerli yerinde söz söyleyen, en enerjik bir yazarda bile sözcükler ancak bir düsüncenin, bir duygunun yaklasik birer isareti; degerini devinim, jest, ses, yüz, bakis ve belirli bir durumun tamamladigi birer isaretse ve baska bir sey olamazsa, nasil olur da bir rol iki ayri oyuncu tarafindan ayni biçemde oynanir? Su sözleri dinleyin:

- ... eliniz orada ne ariyor?

- Giysinize baktim, kumasi pek yumusak. Ne anladiniz? Hiç. Simdi söyleyeceklerimi güzelce bir tartin; birbiriyle konusan iki kisinin, ayni sözcükleri ve deyimleri kullandiklari halde, tümüyle birbirinden farkli seyler düsünüp söyleyebilmeleri nasil da kolay ve olagandir, anlarsiniz. Size verecegim örnek, bu bakimdan olaganüstü bir örnektir; dostunuzun o kitabi... Bir Fransiz oyuncusuna bu kitap üzerine ne düsündügünü sorun, kitapta ne varsa hepsinin dogru oldugunu söyler. Ayni seyi bir Ingiliz oyuncusuna sorarsaniz, kitabin degistirilecek bir tek tümcesi bile bulunmadigina ve yapitin tam anlamiyla, "sahnenin Incili" olduguna ant içerek güvence verir. Bununla birlikte, Ingilizlerin dizeli güldürü ve aglati yazma yöntemleriyle Fransizlarinkiler arasinda hiçbir benzerlik olmadigindan, Garrick'e göre, bir kimse Shakespeare'in bir sahnesini pek yetkin oynayabilse bile, Racine'in bir sahnesinin okunusunda, daha ilk dizelerdeki sözcüklerin uyumsalligini ve ezgisini kavrayamazsa, bu dizelerle, sanki bir sürü yilan basina, ayaklarina, ellerine, bacaklarina ve skollarina dolanmis gibi kiskivrak sarilacak, davranisi da hiçbir zaman serbest olmayacaktir; kuskusuz bu nedenle, yazarinizin ortaya koydugu ilkelerin dogrulugu konusunda söz birligi eden Fransiz oyuncuyla Ingiliz oyuncunun birbiriyle anlasamadiklari ve tiyatronun teknik dilinde, akilci düsünmekle birlikte kanilari taban tabana karsit kimselere güzelligin isigini gördüklerini sandiracak denli bir belirsizlik ve enginlik bulundugu sonucu çikar. Demek, ilkenize her zamankinden çok bagli kalin. Birbirinizle anlasmak istiyorsaniz, karsilikli açiklamalar yapmaya kalkismayin.

IKINCI

- Her kitabin, özellikle bunun, her ikisi de ayni kilikta görünmekle birlikte, biri Paris'te, öbürü Londra'da olmak üzere, iki ayri anlami mi var?

BIRINCI

- Bu görünüslerde o iki anlam öyle açiktir ki, dostunuz bile yanilmis; Ingiliz oyuncularin adlarini Fransiz oyuncularinkiyle birlikte anip hepsine ayni kurallari uygulamis; böylece ayni övgü ve yergileri yaparken, sanirim Ingilizler için söyledigi seylerin Fransizlar için de dogru oldugunu düsünmüs.

IKINCI

- Ama bu bakimdan, baska hiçbir yazar bu denli açik bir anlamsizliga düsmezdi.

BIRINCI

- Kullandigi ayni sözcüklerin Bussy kavusaginda baska, Drury-Lane'de yine baska anlami olduguna göre, onun böyle bir anlamsizliga düstügünü üzülerek açiklamak zorundayim; belki de yaniliyorum. Ama, yazarinizla benim tümüyle karsit kanilarda bulundugumuz önemli nokta, büyük bir oyuncunun asil nitelikleri konusudur. Ben büyük bir oyuncuda saglam bir düsünce yetenegi ararim. Isterim ki, onda sogukkanli ve dingin bir seyirci ruhu olsun. Dolayisiyla, kendisinde bulunmasini kesinlikle istedigim artam, kesinlikle duyarlilik degil, kavrayis derinligi, her seyi yansilama hüneri ya da her türlü kisilik ve role karsi her zaman ayni yetenektir... ki, bu da ayni seydir.

IKINCI

- Demek duyarliliktan tümüyle yoksun olacak, öyle mi?

BIRINCI - Tümüyle. Henüz düsüncelerimi sirasina koyamadim. Bunlari aklima geldigi gibi, dostunuzun kitabindaki daginikliga uygun bir yöntemle anlatmama izin verirsiniz, sanirim. Oyuncu, can ve gönülden duyarli olursa, herhangi bir rolü ayni cosku ve ayni basariyla iki kez nasil oynayabilir? Ilk oyunda çok büyük bir coskuyla oynar; ama üçüncüsünde artik yorulur ve buz gibi soguk olur. Oysa, dogaya dikkat ve bilinçle öykünen oyuncu, sahneye ilk kez Augustus, Cinna, Orosmane, Agamemnon, Muhammet olarak çikinca, kendi kendinin ya da incelemelerinin titiz kopyacisi ve izlenimlerimizin sürekli gözlemcisi bulundugundan, oyunu yavanlasmak söyle dursun, edindigi yeni izlenimlerle daha da güçlenecek, cosacak ya da dinginlesecek ve sizi gittikçe daha çok doyuracaktir. Ama, oynarken kendi kendisi kalirsa, böyle olmaktan nasil kurtulur? Kendi kendisi olmaktan kurtulmak isterse, nasil olur da tam gidecegi ve duracagi noktayi...



Ihre Fragen, Wünsche oder Anmerkungen
Vorname*
Nachname*
Ihre E-Mail-Adresse*
Kundennr.
Ihre Nachricht*
Lediglich mit * gekennzeichnete Felder sind Pflichtfelder.
Wenn Sie die im Kontaktformular eingegebenen Daten durch Klick auf den nachfolgenden Button übersenden, erklären Sie sich damit einverstanden, dass wir Ihr Angaben für die Beantwortung Ihrer Anfrage verwenden. Selbstverständlich werden Ihre Daten vertraulich behandelt und nicht an Dritte weitergegeben. Sie können der Verwendung Ihrer Daten jederzeit widersprechen. Das Datenhandling bei Sack Fachmedien erklären wir Ihnen in unserer Datenschutzerklärung.